Reklamcılıkla yeni uğraşmaya başladığınızda en çok duyduğunuz laflardan biridir; Çizgi.
Ben de uzun süre anlamını düşünmeden kullandım;
“Çizgi üstü bir kampanya mı planlıyorsunuz?”
“Çizgi altı ajansınız kim?”
gibi.
Ne olduğunu detaylı merak edeniniz varsa Wikipedia güzel anlatmış hepsini:
http://en.wikipedia.org/wiki/Above_the_line_(advertising)
Geçenlerde bir sunumda güzel bir söze rastladım, DraftFCB’nin Executive Creative Director’ı Logan Wilmont söylemiş:
“We need to forget above the line, below the line, online or offline,
and remember that, above everything else; it’s the quality and creativity of content that creates breakthrough experiences today.”
“Breakthrough Experiences” yaratmalıyız. Türkçe anlamıyla “Olağanüstü Deneyimler”…
Bu “Çizgi”ler ile uğraşmayı bırakıp nasıl “Olağanüstü Deneyimler” yaratabileceğimizi daha çok düşünmemiz gerektiğini söylüyor kendisi.
İşte dijital pazarlama da sanki tam bu noktada devreye giriyor.
Son bir kaç yıldır tüm dijital araçlar birbirlerine entegre olmaya çalışıyor. Facebook Connect bunun en güzel örneklerinden biri. Hayatının önemli bir bölümünü (arkadaşları, demografisi, sevdikleri,…) Facebook ile paylaşabilen bir kullanıcı ile ilgili yapabilecekleriniz ne kadar sınırsız olabiliyor bir bakmak isterseniz:
Lost in Val Sinestra işine bir bakmanızı öneririm:
http://www2.lost-in-val-sinestra.com/
iPhone’lara bakın bir de, üzerlerinde hareket sensorlerinden, GPS’e kadar o kadar çok araç var ki kullanabileceğiniz. Web’de bir tekne yarışı oyunu tasarladığınızda onu kumanda edebileceğiniz seçeneklerden biri de iPhone olmuş, bu sayede ne kadar hıozlı kürek çekerseniz o kadar öne geçiyorsunuz, iPhone’unuz var da denemek isterseniz;
Pirata London Dijital Ajansı Boat Race uygulaması:
http://piratalondon.com/boatrace/
Bu işlerde “Çizgi” nerede sizce? Üstte mi? Altta mı?
* Bu yazı 27 Ocak 2011′de Reklamcılar Vakfı AdBlog’da yayınlanmıştır.






